4/13/2013

Çevrenin Dostu muyuz?




Geçenlerde internette karşıma çıkan Türkiye Sürdürülebilirlik Akademisi'nin geçtiğimiz yıl yaptığı bir anketin sounçlarını paylaşmak istiyorum. 15 yaşın üzerinde şehirlerde yaşayan 1500’e yakın insan üzerinde yapılan bu anket, tüketicilerin yüzde seksen altı (86%)’sının yeşil ve çevreci ürünleri tanımlayabilidğini, yüzde kırk dokuz (49%)'unun yeşil ve çevre dostu ürünleri geri dönüşümle özdeşleştirdiğini, ve yüzde yetmiş bir (71%)'inin satın aldığı ürünlerin çevre dostu olması gerektiğini düşündüğünü ortaya koydu.

Çalışmanın devamı daha da ilginç. Ankete katılan tüketicilerin yüzde ondokuz (19%)'u çevre dostu ürün satın alıyor, yüzde elli yedi (57%)'si yüksek fiyatlar nedeniyle çevre dostu ürün satın alamıyor, ve yüzde yirmi (20%)'si o ürünün çevre dostu olduğuna inanmıyor. Çevre dostu ürün satın alan yüzde ondokuz (19%)'luk küçük gruptan yüzde atmış yedi (67%)'si bu tercihini gıda ürünlerinde yapıyor. Toplamda tüketicilerin yarısı çevre dostu ürünlerin enerji tasarrufu sağlaması gerektiği konusunda hemfikir. Kişisel girişimlerde en çok vurgulanan alan ise bireylerin gerçekleştirdiği elektrik ve su tasarrufu girişimleri. Anket, tüketicilerin yüzde otuz dört (34%)’ünün çevre ile ilgili çalışmaların olumlu yönde ilerlediğine inandığını ve bu konuda devletten beklentileri olduğunu da gösteriyor.

İnsan istemeden bu anketin ülkemizde tekrarlaması durumunda çıkacak sonuçları merak ediyor. Tüketicilerin çevre dostu konulara bakış açısı ve bu konudaki girişimlerinden bahsetmişken, her gün düşünmeden çöpe attığımız malzemeler konusunda neler yapabileceğimize değinmek istiyorum. Günün sonunda farkında olarak veya olmayarak doğamızı kirleten bu atıkların çoğunu, en başından tamamı ile gereksiz olmalarına rağmen dikkatsizce kullanılan paketlemelerin oluşturduğunun farkında mısınız? Buna bir de nerdeyse hiç kullanılmadan çöpe giden malzemeler eklenince durum gerçekten korkutucu boyutlara ulaşıyor.

Bu sorunun çözümü, yine sorunun kaynağı olan bizlerde! Günlük hayattaki çöp miktarınızı azalmak için atılacak ilk adım evdeki malzemeleri tekrar tekrar kullanmanın yollarını düşünmek. Örneğin eve gelen zarflar, özel günlerinizde aldığınız hediyelerin sarıldığı kaplama kağıtları ve buna benzer birçok malzeme çok da yaratıcılık istemeden kolaylıkla birçok kez kullanılabilir. Bir de tek kullanımlık eşyalar var ki değinmeden geçemeyiz! Marketlerde ve bazı restoranlarda verilen plastik kaşık, çatal, bıçak gibi tek kullanımlık tüm eşyalardan uzak durabilir, bunları destekleyen kuruluşlarla görüşlerinizi paylabilirsiniz. Evde hazırladığınız yemeğin artan kısmını ihtiyacı olanlarla paylaşmayı deneyebilir, veya saklayacaksanız da plastik yerine cam kapları tercih edebilirsiniz.

Günlük hayattaki atık miktarınızı direk olarak etkileyen alışveriş alışkanlıklarınızı bir kere daha gözden geçirmekte yarar var. Alışverişe çıkmadan gerçekten ihtiyacınız olanların listesini hazırlamak daha sonra gereksiz miktarlarda satın almanızı engelleyebilir. Bir de yanınızda kendi çanta veya filelerinizi götürerek doğada çözünmesi çok uzun zaman alan plastik poşet kirliliğinin önüne geçebilirsiniz.

Son ne zaman bir elektroniğinizi gerçekten artık çalışmayacak noktaya gelene kadar kullandınız? Gereksiz tüketiciliğin nerdeyse moda olduğu günümüzde bu çukura düşmemek için sırf başkalarının ne düşündüğünü önemsemeden hareket edin. Özellikle hızlı ilerleyen teknolojiyi yakalama çabaları içinde, gayet iyi bir şekilde çalışır durumda olmasına rağmen kullanılmayan telefonlar koleksiyonunuza bir yenisini eklemeyin.

İyi bir düşünseniz, sahip olduğunuz çoğu şeye gerçekten ihtiyacınız olup olmadığını sorgulayacağınıza eminim. Hangimizin eli ihtiyacı olmadığı halde indirimde gördüğü bir elbiseye uzanmadı? Ya da basit bir tamirden sonra eskisinden çok daha iyi çalışabilecek bir elektroniğe bir şans daha vermek yerine, raflarda ışıldayan, kutusunun üzerinde en son teknolojilerle donatılığı anlatılan yenisini alınca eskisini düşünmeden bir kenara atmadık mı? Oysa ninelerimiz kaçan çoraplarını bile düzeltirp tekrar tekrar giyer, evde bozulan herşeyi tamir etmenin, edemezse de bozulan şeyden başka kullanım alanları yaratmanın yolunu muhakkak bulurdu.

Bugün tüm elektronikleriniz, kıyafetleriniz ve hatta diş fırçanız dahil olmak üzere sahip olduğunuz herşeyi kutulara koyup kaldırsanız, ve ihtiyacınız olduğu zaman tek tek çıkarmaya başlasanız eminim aylar sonra o kutuların yarısından fazlasına bir kere bile dokunmamış olacaksınız. Bunu denemeyecek olsanız bile bir düşünün...


Çise Ünlüer (14 Nisan 2013)
ciseunluer@gmail.com

0 yorum :

Post a Comment

 
YEŞİLE DÖNÜŞ | ÇİSE ÜNLÜER | GREEN IT